karakaçan ve maceraları

Merhaba! Karakaçan, Allah yürü ya kulum dediği zamanlarda, çeşitli maceralar yaşıyor. Bazen en olmadık yerlerde en olmadık şekillerde başını derde sokmayı başarıyor. Bazen en sıradan olayları macera tadında yaşıyor. Avcıların avdan çok hikayesini anlatmayı sevmesi gibi o da çenesini hiç tutamıyor. Bu blogun ana amacı budur.

Friday, December 08, 2006

Günbatımı ve istavritler



Hep olmadığımız yerler güzel değil elbette. Yaşadığımızın şehrin de güzel yerleri var. Tabi trafikten ulaşabildiğimiz ve trafikten korkumuzu yenerek yollara düşebildiğimiz zamanlarda çıkarabiliyoruz keyfini sadece. İşte Anadolu Kavağı'nda gün batımı!

Bu fotoğrafı Anadolu Kavağı'nda geçen yıl sık gittiğimiz ama başımıza gelen
traji-balık bir olaydan sonra pek uğramadığımız bir balıkçı restoranından çekmiştim. Bu çok sevdiğimiz mekana davet ettiğimiz arkadaşlardan biri bir porsiyon istavrit isteyip de 4 adet yumurtadan yeni çıkmış istavrit yavrusundan oluşan tabağına itiraz edince mekan sahibinin oğlu gelerek bize istavritin kasasının fiyatından haberdar olup olmadığımızı sormuş, halde balık fiyatı pazar araştırması yapmadan balık yemeye kalkan biz cahiller ise sadece bakakalmıştık. Heralde o sıralar soğan domates ve yeşillikler karneyle satılıyor olmalıydı ki tabakta istavritcikleri yapayalnız bırakıvermişlerdi.

1 Comments:

  • At 2:35 AM, Blogger Şebnem said…

    Ha ha ha balık lokantasına gitmek de artık prosedürlere bağlı sanırsam. Önce balık haline ardından da sebze haline uğrayıp ona göre gideceksiniz. Şaşkınlar sizi.

     

Post a Comment

<< Home